31 Ekim 2009 Cumartesi

Yönetene Emirname 3

Hazreti Ali'nin "emirname"sinde şunlar da söyleniyor: * Seni yokluk ihtimaliyle korkutarak ikram etmekten geri çevirecek cimriyi, zor ve ağır işlere karşı azmini gevşetecek korkağı, zulme saparak sana ihtirası iyi gösterecek hırslıyı meclisine sokma... * İyi bil ki toplumda kesimler vardır. Bunlardan her birinin sağlık ve iyiliği diğerlerinin sağlık ve iyiliğine bağlıdır. Bunlardan hiçbiri diğerinden bağımsız değildir... * Halk arasında hüküm vermek için öyle bir kimse seç ki, işten sıkılmasın, hak aramaya gelenlere sinirlenerek inada kalkışmasın, hatasında ısrar etmesin. Doğruyu gördüğü anda ona döneceği yerde dili tutulup kalmasın. Hiçbir zaman tamah ettiği bir menfaatin kaybolacağı gibi bir endişeye düşmesin. Meseleyi en küçük ayrıntısına kadar anlamadıkça edindiği kanaati yeterli görmesin... * Memurlarının haline iyice dikkat et. önemli görevlere en iyilerini getir, sırlarını açacağın, yazılarını yazdıracağın adamların soyu temiz, ahlâkı düzgün olsun. Gördüğü itibarla şımarıp başkalarının yanında sana karşı gelmeye cesaret etmesin... * İşlerin önemli olanlarıyla uğraştığın için önemsiz olanları yüzüstü bırakırsan mazur görülemezsin. Zavallılara ekşi çehre gösterme. Başka kimseler onları hesaba almadıkları için işleri sana kadar gelemeyenler vardır, onları araştır... * Sakın halkından uzun süre uzak ve saklı durma. Çünkü valinin halktan saklanması halkta yanlış kanaatler uyandırdığı gibi valinin işlere hakimiyetini de azaltır. Valilerin perde arkasında oturmaları perdenin dışında dönen işleri bilmelerini engeller. O zaman onların gözünden olayların büyüğü küçülür, küçüğü de büyür. Güzeli çirkin, çirkini güzel olur... * Kandan ve haksız yere kan dökmekten son derece sakın. Çünkü haksız yere kan dökmek gibi felâket getiren, bunun kadar sorumluluğu büyük, bunun kadar nimetin zevalini (nimetten mahrum kalmayı), devletin mahvolmasını hak eden bir şey yoktur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Twitter

Google+ Followers