4 Temmuz 2013 Perşembe

GREAT in Turkey, Dijital Diplomasi ve İlk Dijital Diplomat



İngiltere İstanbul Başkonsolosu Leigh Turner, İngiltere ve Türkiye arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerini geliştirmek için başlatılan GREAT kampanyası özellikle olmak üzere; dijital diplomasi, sosyal medya konularında da paylaşımlarda bulunmak için sosyal medyanın etkili ve önde gelen isimleri için bir öğle yemeği daveti verdi.



GREAT nedir? Bu kampanya sadece Türkiye ile sınırlı değil. İngiltere tarafından ticari, ekonomik ve sosyal anlamda birçok ülke ile arasında bağ kurarak, kendini yeniden dünyaya anlatma gereği hissedilerek başlatılmış ve farklı ülkelerde de devam eden bir kampanya GREAT.

Girişimci iseniz, bir kurumda çalışan ya da yatırımımı nereye yapsam diye düşünenler için İngiltere, "GREAT" bir karşılama yapıyor. Resmi sayfasından bilgi almak için burayı ziyaret etmelisiniz. GREAT kampanyası hakkında yayımlanmış şu makaleyi okumanızı öneririm.

GREAT Facebook sayfalarından da ilginç fikirler edinebilirsiniz. Sosyal medyada #GREATinTurkey etiketi ile proje hakkındaki gelişmeleri takip edebilirsiniz. Hemen soracaksınız, "peki ya vize?". Akla ilk gelen vize problemine dair, "daha kolaylaştırıcı, hızlı" şekilde yardımcı olacaklarına dair bir sözleri var. Hangi alanda çalışıyorsanız, İngiltere'nin kapılarını açan kampanyasına bir göz atmanızı öneririm.

Sorularınız için projenin koordinatörü Dilara Yardımcı'ya ulaşabilirsiniz.

Yazımın bundan sonraki kısmında da Başkonsolos Sayın Leigh Turner ve yaklaşımı ekseninde dijital diplomasiye dair yorumlarımı paylaşacağım.

Bay Turner, etkileyici bir kişi. Bizzat kendisinin paylaşımlarda bulunduğu Twitter sayfasını mutlaka takip etmenizi öneririm. Gelen misafirlerini ayakta karşılayan, özel olarak herkesle ilgilenen sıcak bir iletişimi tercih eden, soğuk bir devlet adamı ile alakası olmayan, sosyal medyayı yeni nesil gibi kullanan bir insan. Bir de blogu var.

(Düşündüm de biz de blogu olan, blog yazan kaç siyaset insanı var? )

Bay Turner ile yemek esnasında paylaştığım bazı fikirlerden, dijital diplomasi yaklaşımına Turner örneğinden bahisle değinmek istiyorum. Bildiğiniz üzere Gezi Parkı süreci ile beraber sosyal medya ülkemizde kelimenin tek anlamıyla 'patlama' yaptı. Bilmeyen her vatandaşımız bu sayede sosyal medyayı evlerine konuk etti, merak etti içine daldı.

90'lı yılların sonu, 2000'li yılların başında internet kafelerde dönemin en popüler toplu iletişim alanı olan Yahoo gruplarda siyaset için kafa yoruyor, ülkemizi tabiri caizse kurtarıyorduk. Aslında bugün bahsedilen Y kuşağının internetteki siyasi mücadelesi o zamanlar başlamıştı. 12 Eylül sonrası hareketlenen gençlik birçok sivil toplum kuruluşu ile yavaş yavaş siyasete ısınıyordu. Bunlardan bazıları yoluna devam ederken bazıları da maalesef çeşitli nedenlerden yol alamadı. (Bu ayrı bir yazı konusu ve de çok dertliyim.)

Tarım-Sanayi-Bilişim olarak sıralayacağımız devrim dönemlerinden sonuncusunun ilk gençleri bizleriz. Yani Gezi Parkı ile siyasi tepkisini ortaya koyan gençlik de bu gençler. Bizi buna iten bir değişim dönemi söz konusu. İletişim çok daha kolay ve hızlı. Mektup yollamak yerine cebimizdeki internete bağlı bir cihaz ile mail atarak hızlıca iletişebiliyoruz artık. Bu dönemle birlikte sadece iletişim biçimimiz değişmedi, beraberinde yapısal değişimler de gelmeye başladı. İnternet üzerinden telefonlaşabiliyor, tv izleyebiliyor, gazete okuyabiliyor, radyo dinleyebiliyoruz. Hepsini içine alan küme oldu internet. Bu sayede bilgiye ulaşmak sorun olmaktan çıkarken, asıl derdimiz hız olmaya başladı.

İnternete bağlı olmayan bir dünyanın sıkıcılığına doğru adım adım ilerliyoruz. Evlerimizi, iş yerlerimizi saran bu ağ yavaş yavaş cadde, sokak, meydan, park, stadyum, toplum ulaşım araçlarını da etkisi altına alacak. Bu hizmeti sunamayan yerel yönetimler, devlet yöneticileri çağ dışı bulunacak. Bu artık çok uzak olmayan bir zamanda meydana gelecek üstelik. (Bunla ilgili çalışan bir girişimci olduğumu da bu vesile ile ilk defa duyurmuş olayım. Yakında detayları paylaşacağım.)

İnsanlar dijitalleşirken 'Dijital Vatandaş' kavramının da gündemimize girmesi kaçınılmaz oldu. Bilişim devrimi cihazsal dönüşüm evresinde henüz. Onun da sonuna doğru yaklaşıyoruz, o alanda yenilikler olmaya devam edecek. Ama artık bazı kavramlar değişmeye, bazı yaklaşımlar da yok olmaya başlayacak. Süratle yeni dünyaya geçiş sağlıyoruz. Bu yeni zaman diliminde ilkleri yapma cesaretiniz ve doğru yöntemleriniz sizi farklı bir noktaya taşıyacak. Bu yeni dönemi anlamakla da işe başlamanız gerekiyor.

Y-Z kuşakları olarak nitelendirilen kitle bu teknoloji ile doğdu, büyüyor. X'ler de bu dünyaya yavaş yavaş ısındı, seviyorlar bu dünyayı ve ciddi çaba sarfediyorlar yeni dünyalı olmak için. :)

Dijital Vatandaşlar ulusa seslenişlerle, köşe yazıları ile, grup toplantıları ile ilgilenmiyorlar. 140 karakterde verilen mesajı daha iyi anlıyor, 1-3 dakikalık videoları izliyor, esprili görselleri paylaşıyor ve eğlenerek, gayet de konformist bir yaklaşımla tepkilerini dile getiriyorlar. Sosyal medyaya girmek zorunda kalarak, müşteri şikayetleri ile başa çıkmaya çalışan markaların düştüğü zor durumları düşünürsek; oturduğu yerden milyon dolarlık şirketleri zora sokan bu insanları kutlamak lazım.

Bunun siyasete yansımaması mümkün değildi. Arap Uyanışı/Baharı diyebileceğimiz dönemle birlikte uygulamalı örnekleri görmeye başladık. Artık her ülkenin dijital bir imajı var. Bu imajın gücünü de sizin dijital vatandaşlarınız belirliyor. İşte GREAT kampanyası için bir araya geldiğimiz İngiltere Başkonsolosu Leigh Turner dijital vatandaşlarla iletişime geçerek, ülkesinin dijital dünyadaki itibarı için çalışıyor canla başla.


Ülkeler arası dijital diplomasiden bahsediyoruz bir nevi aslında. Bana göre ilk olduğu için de Bay Turner'ı "İlk Dijital Diplomat" olarak tanımlıyorum. Diplomatların dijital vatandaşların dilini öğrenmesi ve konuşmalarını buna uydurması gerekmektedir. Turner'ı böyle niçin nitelendirdiğimi de anlamınız için twitter sayfasını mutlaka incelemelisiniz.

Siyaset internet teknolojilerinin getirdiği yenilikler sayesinde harmanlanmaya ve ortaya çıkan yeni kavramlara uymaya çalışmalıdır. Dijital Vatandaşlık kavramını anlamaya başlayarak işe başlayabilirsiniz. Yüzyıllardır kullanılan demokrasi tanımı ve daha nice siyasi kavram bugünün ve bundan sonrasının taleplerini karşılamamaya, yetmemeye başladı.

Arap Uyanışı/Baharı, Gezi Parkı, Occupy Wall Street ve daha nicelerini anlayabilmek için önce bu yeni dili anlamanız gerekiyor. Bu yeni dili anlamadan, onunla konuşmayı bilmeden ticari girişimleriniz için de yol almanız zor olacaktır. İngiltere'yi bu anlamda da kutlamak lazım.

Dijital Vatandaşlık konusuna ve bu eksende dijital siyasete, dijital diplomasiye bol bol değineceğim bundan sonraki yazılarımda da.

Görüşmek üzere.



Twitter: @zekaikiran


Twitter

Google+ Followers