Hazreti Ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hazreti Ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ekim 2009 Cumartesi
Yönetene Emirname 3
Hazreti Ali'nin "emirname"sinde şunlar da söyleniyor:
* Seni yokluk ihtimaliyle korkutarak ikram etmekten geri çevirecek cimriyi, zor ve ağır işlere karşı azmini gevşetecek korkağı, zulme saparak sana ihtirası iyi gösterecek hırslıyı meclisine sokma...
* İyi bil ki toplumda kesimler vardır. Bunlardan her birinin sağlık ve iyiliği diğerlerinin sağlık ve iyiliğine bağlıdır. Bunlardan hiçbiri diğerinden bağımsız değildir...
* Halk arasında hüküm vermek için öyle bir kimse seç ki, işten sıkılmasın, hak aramaya gelenlere sinirlenerek inada kalkışmasın, hatasında ısrar etmesin. Doğruyu gördüğü anda ona döneceği yerde dili tutulup kalmasın. Hiçbir zaman tamah ettiği bir menfaatin kaybolacağı gibi bir endişeye düşmesin. Meseleyi en küçük ayrıntısına kadar anlamadıkça edindiği kanaati yeterli görmesin...
* Memurlarının haline iyice dikkat et. önemli görevlere en iyilerini getir, sırlarını açacağın, yazılarını yazdıracağın adamların soyu temiz, ahlâkı düzgün olsun. Gördüğü itibarla şımarıp başkalarının yanında sana karşı gelmeye cesaret etmesin...
* İşlerin önemli olanlarıyla uğraştığın için önemsiz olanları yüzüstü bırakırsan mazur görülemezsin. Zavallılara ekşi çehre gösterme. Başka kimseler onları hesaba almadıkları için işleri sana kadar gelemeyenler vardır, onları araştır...
* Sakın halkından uzun süre uzak ve saklı durma. Çünkü valinin halktan saklanması halkta yanlış kanaatler uyandırdığı gibi valinin işlere hakimiyetini de azaltır. Valilerin perde arkasında oturmaları perdenin dışında dönen işleri bilmelerini engeller. O zaman onların gözünden olayların büyüğü küçülür, küçüğü de büyür. Güzeli çirkin, çirkini güzel olur...
* Kandan ve haksız yere kan dökmekten son derece sakın. Çünkü haksız yere kan dökmek gibi felâket getiren, bunun kadar sorumluluğu büyük, bunun kadar nimetin zevalini (nimetten mahrum kalmayı), devletin mahvolmasını hak eden bir şey yoktur...
10 Ekim 2009 Cumartesi
Yönetene Emirname 2
İyi bir yöneticinin neler yapmasına gerektiğine ilişkin "emirname" nin diğer bazı bölümleri de "hakimler" ve diğer kamu görevlileri hakkında.
* Halk arasında hüküm vermek için seçtiğin kişiler övülme ile şımarmaz, heyecanla eğilip bükülmez olsun. Aslında böyle kişiler de pek nadirdir. Bu kişilerin verdiği hükümleri sen sık sık tahkik et. Kendilerine, ihtiyaçlarını giderecekleri ve halktan bir şey istemeye lüzum duymamalarını sağlayacak kadar ikramda bulun.
* Onlara senin yanında öyle mevkiler ver ki, sana yakın olan diğer kişilerden hiçbiri o mevkiye göz dikmesin ve o kişiler de kendilerine başkalarından hainlik gelmeyeceğinden emin olsunlar. Bu hususta gayet dikkatli olmalısın. Çünkü bu din, kötü adamların elinde esir oldu, onun adına istenilen yapılıyor ve onunla dünya elde edilmeye çalışılıyor...
* Tayin edeceğin diğer memurlar konusunda da dikkatli ol. Çünkü en çok menfaat düşkünü kimseler bu tür görevler için hırs yaparlar. Sakın şahsi yakınlık saikiyle veya etki altında kalarak kimseye görev verme. Çünkü bencillik ve tarafgirlik zulüm ve hıyanete götüren iki nedendir.
* Bunların geçimlerini de geniş bir surette tatmin et. Çünkü bu tutumun kendilerini iyiliğe yöneltme hususunda kuvvetli bir destek olacağı gibi, elleri altındaki şeylere tenezzül etmekten de bu sayede uzak kalırlar.
Ayrıca, eğer emirlerine karşı gelirler veya emaneti sakatlarlarsa bu tutumun senin onlara karşı kullanacağın bir güç olur...
* Kalkınmış ülkeler yük taşıyabilirler, onlara istediğin kadar yük yükleyebilirsin. Bir ülkenin harap olması ise halkının sefalete düşmesindendir. Halkı sefil eden sebep de valilerin servet toplamaya düşkün olmaları, mevkilerinde uzun süre kalamayacaklarını düşünmeleri ve geçmiş olaylardan yeteri kadar ibret alamamalarıdır...
* Valinin çevresinde seçkin kimseler ile kendisine pek yakın olanlar vardır ki bazen bunların iltimasları, haksızlıkları ve muamelelerinde insafsızlık görülebilir. Sen bunların zararını bu gibi hallerin nedenlerini ortadan kaldırarak giderebilirsin.
* Çevrendekilerden, ileri gelenlerinden ve akrabandan hiçbirine toprak (devlet elindeki imkânlardan yararlanma hakkı) verme. Bunların hiçbiri senden cesaret alarak ortak su ya da ortak başka bir işe el koyup başkalarına zarar verecek şekilde mal edinmeye tamah etmesinler...
* Eğer has adamların ve yakınlarından biri yasaları çiğnemiş ise senin için ne kadar güç olursa olsun, cezasını eksiksiz uygula. Bu hususta sabır, sebat, dikkat göster ve davranışının sonunu gözet, çünkü bu tutumunun sonu hayırdır...
22 Eylül 2009 Salı
Yönetene Emirname
Hazreti Ali, Halife olduktan sonra Mısır'a bir vali tayin etti. Bu valiye de bir mektup, "emirname" gönderdi. Bu "emirname" de, iyi bir yöneticinin nasıl olması gerektiği etkili bir dille anlatılıyordu.
Halife, her konuyu "dünyevi" bağlamda açıkladıktan sonra sözü Allah korkusu ve Allah'ın adaletine getiriyor. Bu "emirname"nin çoğu bölümü bugün için de bir "insanlık" ve yönetim dersi niteliği taşıyor.
Hazreti Ali "emirname"sinde şöyle diyor:
* Halk için kalbinde sevgi ve merhamet duygularıyla iyilik eğilimleri besle. Sakın biçarelerin başına onları yutmayı ganimet bilen yırtıcı bir hayvan kesilme! Bunlar iki sınıftır: Ya dinde bir kardeşin, ya yaratılışta bir eşin. Evet bunların kabahatleri bulunabilir: Kendilerinde bir takım kusurlar çıkabilir. Hatayla ya da kasıtla işledikleri kabahatleri olsa da ellerinden tutup doğru yola getirmek mümkündür....
* Sakın affettiğinden dolayı pişman olma; hiçbir cezalandırman için de katiyen sevinme...
* Sakın, tam bir kudret sahibiyim, emrederim, itaat ederler, deme...
* İnsanlar hakkındaki bütün kin düğümlerini çöz. Seni intikama doğru sürükleyecek bütün ipleri kes. Sence açıklık kazanmayan şeylerin tümü hakkında anlamamış gibi görün.
* Şunu bunu gammazlayanın sözüne sakın inanma. Çünkü gammaz ne kadar saf görünürse görünsün yine de hilekârdır...
* Bilmiş ol ki, vali ile halk arasında karşılıklı güven ve iyi niyeti davet eden şey, valinin kendilerine hizmette bulunması, yüklerini hafifletmesi ve adaletle hükmetmesidir... Onlara yaptığın iyiliklerin ödülünü sana karşı duyacakları güvenle görürsün. Onlara kötü muamele etmenin karşılığı ise sana duyacakları düşmanlıktır...
* Bu ümmetin ileri gelenleri tarafından işlene işlene gelmiş, herkesin benimsediği ve halkın iyi bir şekilde uyguladığı güzel bir adeti sakın kaldırayım deme...
* Memleketin yararına olan tedbirleri tespit etmek ve senden önce insanlara huzur, güven, doğruluk ve iyilik sağlayagelmiş şeyleri devam ettirmek için bilginlerle ve bilenlerle sürekli olarak görüş ve danış.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)