7 Mayıs 2010 Cuma

Deniz Baykal'ın Seks Kaseti ve Yapması Gereken

Levent Kırca'nın yerel seçimlerde Üsküdar belediye başkanlığına adaylığına hatırlarsınız. O günlerde bir tv programına konuk olmuş, herkesten önce kirli çamaşırlarını kendisini açıklamak istemişti. Malum dosyalar pek meşhurdur ve Levent Kırca da dosyasını açıp içinden bir don çıkarmıştı.
"Bu benim donum" dedi:
"Aslında beyazdı ama kirlenince gri oldu. Başkası ortaya çıkaracağına kendim çıkarayım dedim."
"Ayrıca bir de boş kaset aldım, onu da kendim dolduracağım." diye de ekledi.
Girişte siyasete girmiş bir mizah ustasının bu anlamlı mesajlarını vererek esas konuya gelmek istiyorum.
Siyaset dünyamız uzun zamandan beri bu kaset işini bir kenara koymuştu. Malum seçim zamanı kasalar açılır ve daha çok prim yapması için saklanan kasetler piyasaya sunulur. Kaset piyasası durgundu seçimlerden beri. Şimdi ise gündeme bomba gibi düşen bir kaset var. Videoda olduğu iddia edilen isimler ise CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok. İkilinin bir odada çıplak görüntülerinin yer aldığı bir video.
Yolsuzluk iddiaları ayyuka çıkan politikacıların olduğu bir ortamda gayri meşru ilişkileriyle gündeme gelen politikacıların birinci derecede önem arz edip gündeme oturması, siyasetin ahlaki öncelikler sıralamasında da yerini gösteriyor.
Bu tip bir kasetin tam da CHP kurultayı öncesi ortaya çıkması çok ilginç! Bu tür bir kaseti ortaya kim, neden atmış olabilir? Kaldı ki birlikte olduğu hanım herhangi biri değil partisinin vekili. Bu durum partiye mi mal edilmek isteniyor? Bundan sonraki süreçte özellikle haziran ayında gerçekleşmesi beklenen bazı gelişmelere bal-kaymak olsun mu diye atıldı ortaya? Birilerinin önünü açma gayretinin ilk adımları olarak gördüğümü söyleyebilirim. Hem parti içi hem parti dışı. Anayasa paketinin gündemden düştüğünü söylememe gerek bile yok sanırım.
Açıkçası bu tür özel hayatı ilgilendiren şeylerin bizleri çok ilgilendirdiğini düşünmüyorum. Bizler siyaset adamlarını sadece siyaset sahnesinde yaptıklarıyla değerlendirmeye devam etmediğimiz sürece bu tip oyunların, şantajların kurbanı olup ülke çıkarından ziyade başkalarının çıkarlarına hizmet etmeye devam edecekler onlar. Gel gelelim hala Deniz Baykal cephesinde günün bu saatine kadar da atılmış tek bir adım yok! Hala bir açıklama yapıp durumu dürüst şekilde ifade etmek yok. Bu konu ve yaşananlar ne partisini ne de siyasetini ilgilendirir. Eşi Olcay Hanım'dan başkasına hesap vermemesi gerekiyor. Şimdi Deniz Baykal'ın yapması gereken bunun gereğini yerine getirmektir.
Amerikanın Başkanı Kennedy'nin zamparalığını değerlendiren Shirley MacLaine şöyle demişti;
"Ülkesi yerine sevgilisini beceren başkanı yeğlerim."
Eh doğru söze ne denir ki...

4 yorum:

  1. Sayın Kıran,

    Yayınlar mısınız bilmem ama siyasi yaklaşımınız bana bir minibüsçü muhabbetini hatırlattı. Rahmetli Bülent Ecevit o zaman iktidardaydı ve Doğan Grubu zat-ı alilerinin dürüstlüğünden dem vurarak yayın üstüne yayın patlatıyordu.
    Seyahat etmekte olduğum bir minibüs yolculuğunda arkadaşı minibüsçüye maruz kaldığı yayınlardan hareketle:
    - "Adam amma dürüstmüş be helal olsun!" dedi.
    Minibüsçüden gelen yanıt:
    - "Abi kendisine hayrı olmayanın başkasına hayrı olmaz!"

    Kısacası demagojik cevaplar güzeldir lakin çözüm içermezler, ve düşündüğünüzde oradaki yaklaşımın aslında yanlışlığını da görürsünüz. Bugün sevgilisini becerenin yarın bir başkasını becermeyeceğini söyleyemezsiniz. Ve bugün siyasetin yozlaşmasını muğlak ve genellemelerle ifade ederken aslında vurmak istediğiniz siyasetçiye değil siyasetin kendisine vurduğunuzu ve altını boşalttığınızı da farkedemezsiniz. Etmek istemezsiniz taki iktidar olana kadar.
    Bunu yaparak iktidar olabilir misiniz? Belki.. Ama çoğunlukla da o boşalttığınız siyaset alanını birileri doldurur siz iktidar oluncaya kadar. Söyleminiz birilerinin işine yaramıştır ama demokrasinin, siyasetin işine asla yaramamıştır.

    Siyasette belaltı vurmak da vardır tıpkı sizin yaptığınız polemiğiniz olduğu gibi. İkisi de siyaset için tehlikelidir. Yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
  2. Tabi ki yayınlarım, neden yayınlamayım ki?

    Yorumunuz için teşekkür ederim. Lakin yanıldığınız nokta siyasetin içini boşaltmaya çalıştığım yönündeki iddianız. Basit olanın en iyisi olduğuna inanırım. Ve dikkatli incelerseniz yazıyı, orada çok daha farklı bir mantık sundum. Hani şu şantaj olarak kullanıp bitirme taktiğinin yerine dürüstçe durumun ifade edilmesi gerektiğini ve sorumluluğunun yalnızca bir kişiye karşı olduğunu söyledim.

    Sonuçta bu onun özel hayatı ve paylaştığı kişi tek. Benim eleştirdiğim nokta politikacılarımızın bu durumu kavrayamaması ve korkarak bu tür şantajlara boyun eğmesi. Muhtemelen Deniz Baykal'a bu gitmiştir ve sonuçlarını görmek açısından elinizden geleni ardınıza koymayın da demiştir. Kaldı ki bahsettiğimiz isim Deniz Baykal! Bu yazımdan Deniz Baykal'ı vurmaya çalıştığımı nasıl çıkarabildiniz, anlayabilmiş değilim. Söylediklerim demokrasinin işine eminim çok yarayacak, keşke artık birileri bu tür kasetlerinin bundan sonra işe yaramayacağını ispat edebilse. Herkesin başına gelebiliyor malum.

    Ama sizin demagoji ya da minübüs muhabbeti olarak gördüklerinizi ben yalın anlatım olarak görüyorum. Bu noktada çelişmekte de sorun görmüyorum. Sonuçta farklı bakış açılarına sahibiz. Ve bu durumdan fazlasıyla mutluyum.

    YanıtlaSil
  3. Saygıdeğer Büyüklerim,
    Deniz BAYKAL söz konusu olunca değil kim olursa olsun böyle bir durum var ise ve yaşanmış görüntüye alınmış ise, tepkidendir hemen itirazlar mahkemelere vermeler görüntüleri yayından kaldırtmalar,medyayı susturtmalar gayet doğaldır. Ama gerçek bir durum var oda millete ne diyecek.Ya bırakıp gidecek
    yada başı önde devam edecek.
    Olmasaydı güzel olurdu ama olmuş,
    olmuşa ve ölmüşe care yok.
    Üzüldüm...............

    YanıtlaSil
  4. http://denizbaykal.110mb.com/

    adamlar site bile yapmışlar

    YanıtlaSil

Twitter

Google+ Followers

Videolarım